Genel Antrenman Bilgisi

Antrenman ve Solunum Sistemi

Ahmet ADAŞLIK
Tarafından Yazıldı Ahmet ADAŞLIK

Sizin için önerilenler. Bunları okudunuz mu ?

ANTRENMANIN ORGANİZMAYA ETKİSİ

Antrenman ve Solunum Sistemi

Solunum Nedir?

Solunum canlı varlık ile dış ortamı arasındaki gaz alışverişidir.

Akciğerlerin en önemli görevi, dokulara gereken oksijenin sağlanmak ve dokularda oluşan karbondioksitin uzaklaştırılmaktır. Özellikle aerobik enerji yollarının devrede olduğu, dayanıklılık egzersizleri sırasında kas dokusunun artan iş yükünü karşılayabilmek için çok daha fazla oksijene ihtiyaç duyulur.

Bu süreç akciğer ve kan ile kan ve kas dokusu arasındaki gaz alışverişinin artmasına sebep olur.

Solunum Siteminin Fonksiyonları

Dokulara gereken O2 nin sağlanması.

Dokulara oluşan CO2 nin atılması.

Kan asidesinin kontrolü.

Ağız yoluyla iletişim.

Solunum Sistemi

Hücre içerisindeki solunum olayı için gerekli olan oksijen gazının havadan (dışarıdan) alınarak kana verilmesini, kandaki karbondioksit gazının alınarak havaya (dışarıya) atılmasını sağlayan (organlardan oluşan) sisteme solunum sistemi denir.

Solunum sistemi organları burun, yutak, gırtlak, soluk borusu, bronş, bronşçuk ve akciğerlerdir.

Solunum sistemi ile dışarıdan alınan havadaki oksijen gazını kana veren, kandaki karbondioksit gazını alarak solunum sistemine ileten organa solunumun temel organı denir. İnsanlarda solunumu temel organı akciğerlerdir.

Antrenman ve Solunum Sistemi

İstirahat Halindeki bir kişi dakikada 16-18 defa soluk alır.

Akciğerlere her solukta 500-600 ml hava dolar.

Bir kişinin bir dakikada aldığı hava miktarı ise o kişinin dakikalık soluk volümünü (hacmini) meydana getirir.

İş halinde olmayan bir kişinin dakikalık soluk volümü 5-7 L kadardır.

Yük halinde bu miktar 120 L -140 L kadar çıkabilir.

Alınan hava ,akciğerdeki alveollere gelir. Etrafı çok sıkı kılcal damarlarla çevrilmiş olan bu alveollerin sayısı 700-800 milyon kadardır. Bu 7-8 yüz milyon alveolün hepsinin toplam yüzeyleri 100-150 metre karedir.

Alveollerin etrafının kılcal damarlarla çevrilmiş olması ,kılcal damarlarla alveollerin arasın da, kan alışverişini kolaylaştıran, buna imkan veren en büyük faktördür.

Solunum yolu ile akciğerlere gelmiş olan havanın alveollerdeki bölümde % 14 -15 oksijen ve % 4,9-6,9 arasında karbon dioksit vardır. Alveollerde o oksijen ve karbondioksit oranının değişikliği, bir basınç farklılığını doğurur.

Gerek alveollerdeki oksijen gerekse karbondioksitin meydana getirdiği iki ayrı basınç, bu basınç farklılığını doğurur. Bu oluşuma alveol oksijen basıncı veya alveol karbondioksit basıncı denir. Alveoldeki oksijen basıncının fazla oluşu, kılcal damarlarla alveol etrafında mükemmel bir gaz alış verişi sağlar.

Alveoldeki oksijen basıncı fazla olduğu taktirde, soluk sayısı artar. Deniz seviyesinden yükseldikçe hava ve basınç, buna paralel olarak oksijen azalır.

Deniz seviyesinden 550 metre yükseldiğinde oksijen miktarı normal yüzdenin yarısına düşer.

Belirli yüksekliğe kadar organizma eksilen oksijenin meydana getireceği kötü neticeleri önleme için kandaki hemoglobin miktarını arttırır.

Yüksek bölgelerde yaşayan kişilerin kanında fazla hemoglobin bulunmasının gerçek sebebi budur.

Antrenmanlar da öncelikle daha bilinçli olarak sporcuyu derin nefes alma alıştırmaları ,aradan kısa bir zaman geçince otomatik olarak derin nefes alma alışkanlığını doğurur.

Alınan bu alışkanlık ile kişinin hem vital kapasitesi hem de alınan oksijen miktarı artar.

Temiz havanın ,solunum yolu ile Akciğerlere alınıp artık hava ile karışmış havanın ve alveollerdeki havanın ,içerdeki gazların yüzde oranları aşağıdaki gibidir.

Yapılan antrenmanlar da alveoller etrafındaki kılcal damarların çaplarında ve gaz geçirimi özelliklerinde artma meydana gelir.

Bu daha fazla kanın alveoller tarafından oksijenle beslenmesini ,dolayısıyla oksijenden azami faydalanma durumunu doğurur.

Antrenmanlarla elde edilen, daha derin nefes alma alışkanlığı sonucu hem vital kapasite artar hem de artık hava miktarı azalır. Bu ise alveollerdeki karbondioksit miktarı ve basıncının düşmesini, dolayısıyla kana karışan oksijen miktarının artmasını sağlar.

Sporculara bu fizyolojik özellik sık sık anlatılmalı ve onlarda derin nefes alışkanlık haline getirilmelidir.

Belirli spor türleri için solunum ritminin hareket ritmine uydurulması gerekir.

Örneğin; koşuda, kayak ve yüzmede olduğu gibi.

Büyük yüklenmeleri gereken sportif alıştırmalarda özellikle ağırlık çalışmalarında soluk baskı altında tutulur (preslenir) ve aniden sert olarak dışarı atılır. Soluğu baskı altına almak kılcal damarların ezilmesine dolayısıyla dokuya kan sağlanmasına ara vermesine neden olur.

Bunların doğal sonucu olarak da kolay yorgunluk meydana gelir.

Yukarıda bahsettiğimiz gibi uzun mesafe koşucularda soluk alıp vermenin adım ritmine uydurulması zorunluluktur.

Başlangıçta bu iş bilinçli olarak uygulanır, sonraları bilinçsiz olarak (refleks) yapılır.

Yine sportif gücün geliştirilmesinde soluk alıp verme önemlidir.

Nedeni çok genel olarak karın zarının harekete katılmasıyla solunum kuvvetlendirilmesi şeklinde açıklanabilir.

Antrenmanla Akut Solunumsal Değişikler

Bireyin oksijen kullanımı arttıkça solunum dakika volumüde artar.

Solunum soluk alma (inspirasyon) ve soluk verme (ekspirasyon) den oluşur.

Solunum volümü akciğerlere alınan ve çıkarılan havadır.

Bu iş bir seferde 500 cc kadardır.

Normalde her dakikadaki solunum sayısı 12 olarak alınırsa kişinin solunum dakika volümü VE=12*0,5=L/dakika olur.

Antrenman kişinin solunum volümü, oksijen volümü, karbondioksit volümü aşağı yukarı kişinin max iş kapasitesinin % 60 ına kadar artırır.

Antrenmanın bitiminden sonra solunum frekansının istirahat değerine dönüşü solunum volümüne oranla daha yavaştır.

Solunum volüm ve kapasitesi değişmelerinde solunum frekansı 15-16 dan 40-50 ye kadar çıkar.

Solunum volümü normal istirahat koşullarında vital kapasitenin(derin bir soluk almadan sonra zorlu bir şekilde çıkartılan hava volümü) % 10 u kadar olduğu halde antrenmanda % 50 sine kadar çıkabilmektedir.

Normal yetişkin bir erkekte istirahat ve maksimum antrenman değerleri;

Antrenmanla akciğerde gaz alım verimi artar. Akciğer alveollerinde oksijenin diffüzyon kapasitesi 20-25 cc/dk/mm Hg de antrenmanda 2-3 misline çıkar.

ANTREMANDA OLUŞAN KRONİK DEĞİŞİKLİKLER

Solunum Volümü:

Sporcularda istirahatte ve submaksimal antrenman esnasında çok değişiklik olmaz.

Fakat maksimal bir antrenman esnasında belirgin bir artma gösterir.

Solunum Frekansı:

İstirahatte çok az düşme görülür.

Submaksimal bir antrenmanda çok fazla artmaz, maksimal antrenmanda belirgin olarak artar.

Vital Kapasite:

Genellikle ya değişmez veya biraz artar. Total akciğer kapasitesinde pek artma görülmez.

Solunum dakika volümü

Antrenmanla istirahat dakika volümünde de belirgin değişiklik görülmez.

Submaksimal bir efor anında antrenmandan önceki duruma oranla daha az bir artma olur.

Maksimal bir efor anında solunum dakika volümü sporcularda yüksektir.

Oturak hayatı yaşayanlardan 111 L/dk ,antrene olanlarda bu değer 200L/dk ya kadar çıkabilir.

Kronik etki olarak yorumlanabilecek bir diğer konu, sedanterlerin kostalarını kullanarak göğüs solunumuna, sporcuların ise daha ziyade karın solunumuna eğilim göstermeleridir.

Göğüs solunumu karın solunumuna oranla daha yorucudur.

Göğüs duvarı esneklik sınırına yaklaştıkça gösterdiği direnç artar ve solunum kasları yorgunluğu daha erken gelir.

 

Ahmet ADAŞLIK

Paylaşımlardan anında haberdar olmak istiyorsanız

Facebook Sayfamızı <

beğenmeyi ve

INSTAGRAM SAYFAMI

takip etmeyi unutmayın 🙂

BİLGİ PAYLAŞTIKÇA ÇOĞALIR !

EMEĞE SAYGI  İÇİN LÜTFEN PAYLAŞIRKEN KAYNAĞINI BELİRTEREK PAYLAŞALIM…

Sizin için önerilenler. Bunları okudunuz mu ?

Yazar Hakkında

Ahmet ADAŞLIK

Ahmet ADAŞLIK

Herkese merhaba!

Bilimsellikten uzak bilgiler yerine, spora bilimsel destek niteliğinde yapılmış araştırmaları ve bir çok konuyu da sizlerle paylaşacağım…

Takipte kalmanız ve görüşlerinizi paylaşmanız benim için değerlidir. Bana ulaşmak isterseniz sitede bulunan sosyal medya hesaplarımı kullanabilirsiniz. MUTLU VE FİT KALIN !